Üzüm Üzüme Baka Baka Kararır

Ankara’daki gelişmeleri her fırsatta çevreme anlatmaya başladığımda insanlar bunun bir psikolojik sorun olduğunu dile getiriyorlar. Aşırı sempatizan ve tarafçı tavrım yüzümden ciddiyetede alınmıyorum. Ama bunu bu ölçümde devam ettirirsem insanların kafasında derin bir iz bırakmış ve bu fikrimi onlar sayesinde geleceğe taşıyabileceğim.

Ankara’nın görevi çok önemli bu topraklarda yaşayan toplum için. Şu an Türkiye’de tek teknoloji üssü burası. İstanbul’daki bilişimciler, tamamiyle ticaret odaklı olduğu için onları adamdan saymıyorum. Yaptıkları işler global olsa belki şans verirdim ama adamlar yemeksepetini bile sattılar. Onlara en ufak güvenim ve inancım yok. Bu işi ancak Ankara yapabilir. Ki yapıyorda zaten, Udemy, Jotform, TaleWorlds, edelkrone Ankara’nın eserleri. Burada değişen bir atmosfer var. Ekonomideki payı siyasilerin çocuklarının şirketleri ve ihale paylaşan inşaat şirketlerinden ziyade teknoloji şirketlerinin ciroları ile gündeme gelmeye başladı. Bunun bu toprakta yeşermesinin sebeplerini sıralayalım. Odtü, Hacettepe, Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Aselsan, TAİ, Roketsan, Havelsan, Tübitak SAGE, STM gibi şirketler. Bu devlet oluşumları burada inanılmaz bir insan gücünün yetiştirilmesi ve barındırılması görevini üstleniyor. Son yıllarda inanılmaz derecede katlanarak artan savunma sanayi girişimleri bölgeyi dahada güzelleştirdi.

Savunma sanayi sayesinde sanayiciside gelişti Ankara’nın. Odtü gibi üniversitelerin öğrencilerinin yaptığı girişimlerden ziyade ostimdekilerde yeni bir kol yarattı Ankara’da. Daha bu başlangıç. edelkrone’dan 2 tane daha yeşermeye başladığında görün siz bu şehri. İlk milyar dolarlık şirket çıktığında ise burayı 2. silikon vadisi olarak anacaklar benden demesi. Bu şehri öyle bir inşaa etmeliyiz ki 1000 yıllık bir plan olsun. Ki ben bu planları yapmaya hazırım. İnsanlar bilmesede bu şehirde yaşanacak olayları ve oluşumları tasarlayacak ve öyle öleceğim.

Ankara’da bu kadar şirket olmasına rağmen, hala kimsenin bu durumdan haberi yok. Ankaralının bile bu şehirde neler olup bittiğinden haberi yok. En büyük sorunda bu zaten. Eğer bunun detaylıca reklamı yapılıp haber olsa, girişimciler hem yalnız hissedip umutsuz olmayacak hemde akın akın girişim yağacak. Ama kimse bunun farkında değil. Türkiye’deki bütün global teknoloji girişimleri Ankara’ya gelmelidir, burada oluşan hazır ekosistemi zenginleştirmelidir. Böylece buna bir ivme kazandırırız.

Ankara’nın Türkiye’nin teknoloji üssü ilanı ve girişimcileri çağırma genelgesi, ancak Türkiye’yi kaçan trenleri yakalamaya biraz daha yakınlaştırır. Tek yol Ankara! Tek yol üretim! Mansur Yavaş işi biliyor gibi gözüküyor.

Hata Yapma Olasılığı Bir İnsana Göre Katlarca Az Olan Bir Bilgisayar Tarafından Mı Yargılanmak İstersiniz, Yoksa Sıradan Bir İnsandan Mı?

Hukuk ve sistemi oldukça basit bir yapıdır. Mahkeme ortamları avukatların tersine çevirebileceği oyunlar ve savaşlarla adeta kuralları yeniden yazabilir. İşte burada adaletsizlik ve dengesizlik meydana geliyor.

Bir suçun tanımı ve cezası anayasa denen kitapta yazar ve insanlar buna göre yargılanmaları hakimler ve savcılardan beklenir. Ancak burada hakimin kanına savcılar ve avukatlar girip kararı manipüle edebilirler. Profesyonelce uygulanan teknikler insanları ikna edebileceği gibi, anayasada yazılandan da farklı bir sonuç çıkarabilir. Bu eğer yargılanan masumsa, hapse girebileceği gerçeğini doğurur. Böylece adaletsizlik ortaya çıkar. Hakimlerin rüşvet veya çeşitli sebeplerden olaya bakış açısının değişmeside yaşanabilir. O anki herhangi bir şeye duyduğu öfkede davanın sonucuna yansıyabilir. İnsanlar duygusal canlılardır ama adaleti sağlamak mantık içinde yapılabilir.

Meclis 600 milletvekilinden oluşan bir kurumdur. Her vilayetten nufüsuna göre sayısı belirlenmiş vekil, o vilayetin vatandaşlarının herhangi bir kanun teklifine vereceği tepkinin ortalamasını temsil ederek, oylamaya katılırlar. Gerçek böyle olmasada meclisin, oluşturulma prensibi budur. Neredeyse her vatandaşın elinde telefon ve çevresinde internet olduğu bu dünyada bir insan tarafından temsil edilmeye gerek var mıdır? Elbette hayır. Bir mobil uygulama veya internet uygulaması sayesinde her vatandaş her kanun teklifine kendi kararını anında iletebilir. Böylece meclis denen kuruma ihtiyaç kalmaz ve milyarlarca liralık tasarruf ve makam istismarının önüne geçilir. Olması gereken budur.

Hemen hemen her bilgisayar oyununda yapay zeka vardır. Yapay zekanın kendi kararını yorumlayarak vermesi gerekmez. Yapay zeka ona verilen talimatları otomatik olarak yerine getirmeside onu yapay zeka yapar. GTA oyununda araba süren veya yolda yürüyen bir insan, yapay zekadır. Ona yapılması gereken kodlar aracılığıyla verilmiştir. İkisinede önünde bir engel yoksa devam etmeleri ve rastgele şekilde bir yöne doğru hareket etmeleri söylenmiştir.

Aynı şey neden adaleti dağıtma sisteminde olmuyor? Neden duygusal ve hata yapma oranları yüksek olan güvensiz canlılar insanların yerine, aynı anda trilyonlarca işlem yapabilen mantık altyapısıyla kurulmuş, hata yapması imkansız olan makineler yapmıyor bu işi? Böylece herkes adil bir biçimde yargılanabilir. Çünkü her suçun ceza karşılığı kitapta belirtilmiştir. Eğer bir kitabı makinaya verip okutturup ve o kitaba göre yargılama yapmasını emredersek, o bu işi hatasız ve eksiksiz yapacaktır. Elimizde bu teknoloji fazlasıyla mevcut.

O yüzden şahsım olarak ben, karar vermesi onlarca aptal, elimizde olmayan sebeplere dayanan değişkenlere sahip insanlar tarafından değil, sadece ondan isteneneni yapan ve herhangi bir çıkarı olmayan bilgisayar tarafından yargılanmayı kabul ederim. Bir insanın bu tür bir yargılama yapmasının yetkisi yoktur. Eğer bu teknolojiyi kullanmamaya devam edersek, adaletsizlikler ve belirsizlikler artacaktır.