Okul içi boş bir kurum olduğunu bana tekrar kanıtladı

Hayatımın hiçbir döneminde okulun bana sağlayacağı şeylerin bana faydası olacağını düşünmedim. Anaokulundayken sınıfın en yaramazı olup, hiçbir söz dinlemiyordum. Orada bana öğretilen hiçbir şey yoktu. Benim o okuldan kazandığım tek şey işte olan anne ve babama karşı duyduğum özlemdi.

İlkokula geldiğimde kendimi çok yabancılamıştım. İçime kapanmaya başladım çünkü artık acımasız bir topluluğun içindeydim. Zorunlu ödevler ve baskı sürekli üstümde baskı kuruyordu. Öğretmenlere karşı o kadar bastırılmış ve nasihat dinlemiştim ki o adeta benim sahibim gibi bana her şeyi yapabilirdi. Ondan azar yemek inanılmaz acılı, ondan tebrik almak ise inanılmaz değerliydi. Küçük yaşta bu maskeyi görmüştüm. Bana başından beri içi boş gelmişti. Okul bana bugüne kadar hiçbir istediğini yaptıramadı. Beni sadece zorunlu tuttu. Üzerimde baskı kurarak içimdeki ruhu öldürdü. Onu hiçbir zaman affetmeyeceğim.

Ortaokulda baskı çok daha artmıştı. Artık her sene girmem gereken SBS diye bir sınav ve erken yaşta tatmam gereken bir stres vardı. Öğretmenlerim çok şerefsizdi. Siyaset yapıp kendi fikirlerini bize aşılarlar ve onların hoşuna gitmeyen çocuklarla dalga geçip, önümüzde küçük düşürürlerdi. Bazen bu ben olurdum. İlk defa ortaokulda bağımsızlığımı elde ettim. Dersleri sallamıyor, hiç çalışmıyordum. O günlerde oynadığım oyunlarda yaptığım girişimcilik bende bugünlerde kazandığım tecrübeleri sağladı. O zamanlardan, gerçek anlamdaki okulu hayatımdan kazanmaya çalıştım.

Liseye geçtiğimde zaten her şey bitmişti. Lisede hiçbir bok yapmadığım gibi birde ailemin liseden bari mezun olsun diyerek özel okula yatırdığı binlerden sorumluydum. Okul başından beri sahte bir kurumdu. Öğretmenler çok donanımsızdı. Çocuklara özgüven kazandırmak yerine yok ediyorlardı. Çocukları sevmeyip, arkalarından gerizekalılar diyen öğretmenlerim vardı. Anlamadığım konuyu tekrar anlatmayan anlasaydınız diyen öğretmenlerim oldu. Özel ders almayanları kayırmayan, öğrencisi olarak görmeyen öğretmenlerim… Her şeye rağmen ben kendi iyiliğim için okuldan bir şeyler kazanabilirdim. Ama sistem bana o fırsatıda tanımadı. Beni ezbere alıştırdı. Bugün beden eğitimi dahil görülen tüm dersler ezberden ibaret. Bir şeylerin tanımını ve formülünü ezberlemek zorunda değilim. Eğer okul beni gerçek hayata hazırlayan kurum ise, o tanımı veya formülü her an istediğim yerde internetten sağlayabileceğimi bilirdi. Bana sınavda sadece alıştırma sormalıydı. O ise bana formül sordu. Her zaman böyle oldu bu.

O yüzden okul beni hayatımda her zaman karşılaştığım sorunları daha önce bir yerden öğrenmiş olabileceğim yanılgısına düşürdü. Beni düşünmeden hareket etmeye alıştırdı. İçimdeki yaratıcılığı öldürdü. Okul berbat bir kurum. Çağımızın isteklerini cevaplamıyor, sadece insanları sıradanlaştırıp birilerinin hizmetine sunmak için ezber makinesi haline getiriyor. Okulu yıkacağım. Hayatımda gördüğüm en büyük kötülüğü okuldan gördüm. Şu an üniversitede olup, mesleki eğitim alsamda hala formül ve tanım ezberliyorum. Beni hiçbir şeye hazırlamıyorsun okul! Sadece içimdeki çocuğu öldürdün. Şimdi ise hala içimdeki heyecanı öldürmeye çalışıyorsun!

Seni tamamiyle değiştireceğim. Seni yok edeceğim. Çocukları senden kurtaracak, onları daha güzel bir dünya yaratmaları için eğiteceğim. Bir daha senin gibi aptal bir şey icat etmeyelim diye onlara senin tarihini anlatacağım. Sen milyarlarca insanın içindeki ruhu öldürmekten sorumlusun. Bizden sonrakileride yok etmene izin vermeyeceğim! Ana amacım bu olmasada, bir gün yaptıklarım sanada dokunacak.


Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir