Sınırları Zorlamak

Bazen, zorlu bir problemi gördüğümüzde, bunun ne kadar zor olduğunu ve bunu çözmenin imkansız olduğunu düşünürüz. Eğer bir şeyler veya birileri bizi bunu çözmeye zorlarsa çözmeye başlarız. Artık çözmeye başlayınca işler değişir. Bir yerlerden bu sorunu çözmeye başladık demektir.Bu aslında pek bir anlam ifade etmiyor gibi olsa da çok önemli bir harekettir.

Ne demişler “başlamak, başarmanın yarısıdır”.

Yola başlamadan önce çözümünün imkansız olduğunu düşündüğümüz bu sorunu çözmeye devam ettikçe bu algının kırıldığını farkederiz. İşler baya karmaşıklaşır ve konsantre olmakta zorlanırız. Dikkatimiz dağılsa ve hevesimiz ara ara kaçsada, bir taraflarından doğru çözüm yaptıkça yakalarız. İmkansız olarak gördüğümüz şey git gide bize doğru yaklaşmaya başlar. Bir kısmını çözerken elde ettiğimiz başarı bizi motive eder ve bir bakmışız ki çözüm ile karşı karşıyayız.

İşte bu herkesin yaşadığı şey. Okuma yazmayı öğrenirken yaşadığımız zorluğu hatırlayın. Ö mü o mu derken şu an karşımıza çıktığında beynimiz bunun bir soru olduğunu bile düşünmüyor. Her sorunu aştıkça beynimiz artık onu bir rutine dönüştürüyor. Ama o rutini kazanmak için beyin muazzam bir çaba gösteriyor. Normalinden 2 kat enerji harcıyor ve nöronlar arasında milyarlarca çarpışma yaşıyor. O çarpışmalar 1 kere yaşandıkça artık beyin bunu sürekli yapıyor. Daha önce sınırlarını zorlayarak yaptığı bu iş artık onun daha önce yapmayı öğrendiği bir iş olduğu için kolaylaşıyor.

Beyin kendi sınırlarını zorlayarak bir şeyler öğrenebilir. Sıra dışı özelliklere sahip olabilmek için sınırları zorlamak gerekir. Beyin bu hareketi pek sevmez. Bunun farkında olup, onun konfora düşmeyeceği şekilde hayatımızı şekillendirmeliyiz. Her gün onu zorlamalıyız ki daha fazla nöron çarpışarak bağ kursun. Bu bizim hayatımızı kökünden etkiler. Öğrenmek için sınırları zorlamak gerekir.


One thought on “Sınırları Zorlamak

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir